Garpu Kale

Garpu Kale ve Çevresinde Görülen Kültler ile Kybele ve Attis’in hikayesi
Doğa olayları ve iklim koşulları karşısında çaresiz kalan insanoğlu, kendisini bu tehlikelere karşı koruyabileceği ve sürekli olarak sığınabileceği insanüstü bir güç arayışı içerisine yönelmiş ve böylece tanrı inancı süreci başlamıştır. Öncülüğünü Eski Mezopotamya ve Mısır medeniyetlerinin yaptığı çok tanrılı inançta zamana ve mekana bağlı olarak bulundukları kültüre göre farklılıklar ortaya çıkmış, bunun sonucu olarakta zengin bir kült kültürü oluşmuştur.
Sosyal, siyasi, askeri, duygusal, ekonomik, afet gibi zorlu ve karmaşık durumlarla başa çıkabilecek önemcil tanrılar yanında birçok yardımcı tanrılar edinilmiş, başlangıçtaki sade tapınımlar zamanla gösterişli seramonilere dönüşerek yerini ihtişamlı tapınaklara bırakmıştır. Tapınılan tanrılar insan suretinde tasvir edilmiş ve insanlara ait özellikleri taşımaya başlamışlardır. Zamanla her unsurun ayrı tanrısı ortaya çıkmış, somut nesnelerle beraber soyut kavramlar ve güneş, şimşek, ateş, ay, yıldız, deniz gibi doğaya ait unsurlar tanrılaştırılmıştır. Garpu Kalede tapınım gören kült yada kültleri irdeleyebilmek için öncelikli olarak Samsun il sınırları ve yakın çevresinde görülen Pontus ve Paphlagonia bölgesi kültlerini incelemek yerinde olur. Pontus bölgesi kültlerinin tespitinde en önemli kaynağı bölge kentlerinde darp edilmiş sikkeler, müzelerdeki arkeolojik eserler (heykeller, yazıtlar, kabartma levhalar vb.) ve antik kent, nekropoller ile açık hava tapınakları oluşturmaktadır. Pontos Bölgesinde tapınımgören kültleri; Ahuramazda, Anahita, Afrodite, Apis, Apollon, Ares, Artemis, Asklepios, Athena, Ay, Umay, Baalgazur, Demeter ve Kore, Dionysos, Dioskurlar, Eros, Helios, Hera, Herakles, Hermes, Irmak-Su tanrılar, İsis, Kybele, Medusa, Men Pharnakou, Mithras, Nike, Pan, Perseus, Pontos Euxeinos, Pontos Krallık kültü, Poseidon, Pylon, Roma,  Roma İmparatorluk Kültü, Sarapis, Satry, Soyut Tanrılar (Abundantia, Aequitas, Pietas, Securitas) , Tykhe  ve Zeus’tur.

Garpu Kale açık hava tapınağıyla ilişkili olması bakımından ana tanrıça Kybele önem taşımaktadır. Anadolu dışından gelen bir ulus olan Phrygler  Anadolu’ lu bir tanrıça olan Kybele’yi benimseyip doğanın ve bereketin sembolü olarak ona itafen tapınım merkezleri yapmış ve bunu Yunan ile Roma’ lılara da aktararak  anıtsal kaya fasatları, basamaklı atlarlar ve nişlerle zirveye oturtmuştur. Hatti’lerde “Vuruşemu”, Hurrilerde “Hepat” diye adlandırılmış tanrıça Hititlerde “Arinna’ nın güneş tanrıçası”, geç Hititlerde “Kubaba” olarak adlandırılmıştır. İlk Tunç Çağına (M.Ö. 3000 ) tarihlenen İkiztepe kadın idolleri Anadolu' da Neolitik Çağ'dan beri devam eden Ana Tanrıça geleneğinin Karadeniz bölgesindeki temsilcileridir. “Matar” ismi ile Phryg dinsel inanışındaki tartışmasız en büyük tanrıça olarak tapınım gören Kybele bir doğa tanrıçasıdır ve ona tapınımda genellikte doğada yapılmıştır. Doğada tapınılma başlayan ve Anadolu’da eskiden beri var olan altar geleneği zaman içinde tapınakların vazgeçilmez elemanlarından biri olmuş, bazen taşınabilir özellikte yapılırken çoğunlukla kayanın üç boyutlu işlenmesiyle oluşturulmuştur.

Anadolu ve çevre kültürlerde bulunan kaya altarlarının ortak özelliği basamaklar, tanrıçayı temsil eden idol ile ilerisindeki düzleştirilmiş alandaki libasyon çukurlarıdır. Basamaklar tanrıçanın huzuruna çıkışı, insan ile tanrı arasındaki iletişim yeri olarak yorumlanabilir. Kaya Altarları sunumların yapıldığı alanlar olma özelliği yanı sıra aynı zamanda açık hava tapınaklarıdır (8). Garpu Kale bu kapsamda günümüze ulaşmış en güzel Kybele kaya altarları ve açık hava tapınağıdır.
İlimiz, Salıpazarı ilçesi, Konakören Köyü, Garpu Mevkii, Ada 202, parsel 1 de bulunan ormanlık saha içerisinde  yer alan ve halk arasında Amazon Kalesi olarak bilinen Garpu Kale  genel olarak açık hava tapınağı ve   Phryg  Kaya Altarları özeliği göstermektedir. Phryg kaya altarları özellikle yüksek platolar, şehir ve kale girişleri, su kenarları, akarsuların suladığı bereketli  ovalara doğru bakan  kayalıklar üzerinde yer almaktadır. Yeşil Irmağın (İris) suladığı ve küçüklü büyüklü  bir çok akarsu ile beslenen Çarşamba Ovasına hakim noktada  konumlanmış  Garpu Kale kaya  altarında tanrıça Kybele, çiftçileri ve verimli ovaları korumakta ve böylece ovanın her noktasından görünen kült merkezine tapınım aralıksız devam edebilmektedir.  

Garpu Kale açık hava tapınağı/kaya altarına Konakören- Esat çiftliği köylerini birbirine bağlayan stabilize yoldan orman içerisine ayrılan ve doğu yönde ilerleyen patika yoldan gidilir. Düzgün ve çok dar olmayan patikanın Garpu Kaleye 500 m. mesafesinde Ardıç pınarı olup, mevcut yolun öteden beri kervan yolu güzargahı olduğu da bilinmektedir. Yaklaşık 2 km. lik bir yürüyüşle ana kayaların yer yer yontularak düzleştirildiği patikadan girişe ulaşılır. Kuzey yönde dar olarak çıkıntı yapan ana kaya kitlesi üzerine doğu–batı yönde konumlandırılarak kemer şeklinde oyulmuş olan kapı 1,45 cm. eninde ve 2,4 cm. boyundadır.

Girişten doğu yöne doğru düzleştirilmiş bir alandan kayaya oyulmuş 120 basamakla güney istikametinde yukarı doğru çıkılmaktadır. Basamaklar boyunca kenarlarda rastlanan oyuklar orijinal kullanımda güvenlik amaçlı ip, ahşap yada madeni korkulukların varlığını görtermektedir. Kayaya yontulmuş ana merdiven güney yönde zirveye doğru devam ederken,  belli bir mesafeden sonra batıya doğru iki kola ayrılmaktadır. Kuzey yöndeki, dar ana kaya uzantısına yönelir ve yontularak düzleştirilmiş  uzunluğu 10 m., eni 4 m., derinliği 3,5 m. olan platformda son bulur.
Basamaklarla zirve ile irtibatlandırılmış bu platformun batı kenarında 1,30 cm. eninde, 1 m.  boyunda, 53 cm. derinliğinde Kybele Tahtı şeklinde düzenlenmiş kaya altarı konumlandırılmıştır. Platformun kuzey yönünde ise dar bir patika ile ulaşılan ve her iki kenarında en üst seviyeye kadar  basamaklara yer verilerek vurgulanmış mihrap  şeklinde sunak alanı bulunmaktadır. 1,92 cm. eninde, 2,24 cm. boyunda yontularak konumlandırılmış kaya mihrabının derinliği 2.10 cm. olup, batı duvarında tapınım anında tanrıça heykelinin konulduğu 36 cm. eninde ve 38 cm. boyunda bir niş, tabanında ise kurban kesme çukuru ve kanallar yer almaktadır.

Güneye ilerleyen basamaklarla ulaşılan zirvede kurban kesme sunağı, merdivenli tünel ile niş şeklinde oyularak tabanları düzgünce yontulmuş mekanlar bulunmaktadır. Üç basamakla ulaşılan kurban kesme kuyusu 130 cm. çapında ve 1,20 cm. derinliğindedir. Zeminden 65 cm. yüksekliğinde kurban kanının dışarıya aktarılması için delik açılarak kanın kanallara aktarılması sağlanmıştır. Derin ve geniş tutulmuş kanallar batı yönde ilerlemektedir. Kurban kuyusunun yanında daha yüzeysel olarak oyulmuş 35 cm. eninde, 40 cm. ebatlarında küçük ölçekli bir kurban kesme alanı daha mevcuttur. Sunak kuyusunun kuzey batısında basamaklarla inilen bir bölüm olup tünel olduğu anlaşılmakla birlikte içi dolduruldundan ne kadar devam ettiği konusunda bilgi bulunmamaktadır. 98 cm. lik ene sahip açıklıktan başlayan basamaklar 2,50 cm. lik derinlikteki mesafede takip edilebilmektedir.
Basamaklı tünelin batısında beş basamakla inilerek irtibat sağlanan çift niş düzenlemesi konumlandırılmıştır. 2,20 cm. eninde ve 2,30 cm. bıoyundaki bu mekanlar da derinlik 1,85 cm. dir. Doğal kayaya oyulmuş kemer şeklinde düzenlenmiş açıklıktan girilebilen ve yüksek rakımlı kaya kütlesinde bulunan Garpu Kalede herhangi bir sur duvarına rastlanmamıştır. Ancak kaya kütlesinin doğu eteğindeki teraslanmış alanda ağırlıklı olarak ahşap malzemenin kullanılmış olduğu mekan izleri ile kayaya oyulmuş sarnıç bulunmaktadır.

Garpu kalenin bulunduğu mevkiiden 3 km. kadar güneyde Esat Çiftliği Köyü, Üçevler (sadırlık) Mahallesinde doğal kaya ininin insan eliyle genişletildiği bir mağara yada in mabet tespit edilmiştir. İnbükü adıyla anılan mağara 20 m. lik ağız açıklığına, 45 m. uzunluğa sahip olup, kuzey- güney yönünde konumlanmıştır. Ağız kısmı kuzey yönde olan  mabedin en geniş yeri 20 m., orta alan 8,5 m., en dar yeri ise 2,8 m. eninde ölçülere sahiptir. Ortalama yükseklik 15 m. olup, uç kısımda 1,80 cm. dir. Girişe 5 m. mesafede doğu yöndeki kayaya oyulmuş üç basamaklı seki düzenlemesi bulunmaktayken son yıllarda tahrip edilmiştir. Girişin üst kısmından akan suyun yakın zamana kadar ağaçtan bir tekneye aktığı köylülerce ifade edilmektedir. Mağara ağzı ile çevresinde Tunç ve Demir Çağ seramikleri tespit edilmiştir.

Attis ve Kibele’nin Aşkı:    
Attis Kybele'nin sevgilisidir. Ancak Kybele'ye verdiği sözü unutarak Pessinus Kralı'nın kızına aşık olur.  Onunla evlendikleri gece düğüne Tanrıça Kybele de davet edilir. Ancak Kybele düğüne geldiğinde ve Attis ile karşı karşıya kaldığında Attis ne yapacağını bilemez. Kybele'ye olan sözünü unuttuğu için duyduğu pişmanlıktan ötürü cinsel organını orada keser ve kanlar içinde kıvranmaya başlar. Sevgilisinin böyle acı içinde kıvranmasına daha fazla dayanamayan Kybele Attis'i bir çam ağacına dönüştürerek ona sonsuzluğu bağışlar. Çam ağacının her mevsim yeşil kalmasının sebebi budur. Atisin kanın döküldüğü yerlerde de menekşeler biter.Garpu kale eve çevresinde çok fazla menekşe görülmesi bir tesadüf olmasa gerek….
Ana tanrıçanın çok iyi bilinen diğer bir efsanesi daha vardır.
Bu efsane de hem analık niteliği hem de kültünün özellikleri anlatılmaktadır. Tanrıça, Attis (ateş) adlı erkeğe aşık olur. Attis, Kral Midas'ın kızıyla evlenmek üzereyken karşısına çıkarak çıldırtır ve kendi kendisini hadım etmesine neden olur. Akan kanda bit ve çiçekler, menekşeler biter ve Attis bir çam ağacına dönüşür. Bir başka efsaneye göre Attis, ana tanrıçanın tek başına yarattığı oğludur,büyüdükten sonra da onun sevgilisi olmuştur.Attis Efsanesinde simgelediği gibi akan kan yitirilen erkeklik gücü daha evrensel bir nitelik kazanarak bereket ve canlılığın daha geniş bir alana, yani bütün doğaya geçmesini sağlamaktadır.Kybele,şiir ve düzyazıda adından en çok söz edilen tanrıçalardan biridir.Özellikle Romalı yazarlar Kybele'den sık sık bahsetmişlerdir. Pessinus Mabedi'nde Tanrıça Kybele adına her sene düzenlenen şenliklerde de bu tapınakta rahip olmak isteyen erkeklerin hadım edilmesinin ve kesilen cinsel organlarının bir çam ağacı altına gömülmesinin kökeni budur.

 

">
">

GENEL BİLGİLER

Garpu Kale ve Çevresinde Görülen Kültler ile Kybele ve Attis’in hikayesi
Doğa olayları ve iklim koşulları karşısında çaresiz kalan insanoğlu, kendisini bu tehlikelere karşı koruyabileceği ve sürekli olarak sığınabileceği insanüstü bir güç arayışı içerisine yönelmiş ve böylece tanrı inancı süreci başlamıştır. Öncülüğünü Eski Mezopotamya ve Mısır medeniyetlerinin yaptığı çok tanrılı inançta zamana ve mekana bağlı olarak bulundukları kültüre göre farklılıklar ortaya çıkmış, bunun sonucu olarakta zengin bir kült kültürü oluşmuştur.
Sosyal, siyasi, askeri, duygusal, ekonomik, afet gibi zorlu ve karmaşık durumlarla başa çıkabilecek önemcil tanrılar yanında birçok yardımcı tanrılar edinilmiş, başlangıçtaki sade tapınımlar zamanla gösterişli seramonilere dönüşerek yerini ihtişamlı tapınaklara bırakmıştır. Tapınılan tanrılar insan suretinde tasvir edilmiş ve insanlara ait özellikleri taşımaya başlamışlardır. Zamanla her unsurun ayrı tanrısı ortaya çıkmış, somut nesnelerle beraber soyut kavramlar ve güneş, şimşek, ateş, ay, yıldız, deniz gibi doğaya ait unsurlar tanrılaştırılmıştır. Garpu Kalede tapınım gören kült yada kültleri irdeleyebilmek için öncelikli olarak Samsun il sınırları ve yakın çevresinde görülen Pontus ve Paphlagonia bölgesi kültlerini incelemek yerinde olur. Pontus bölgesi kültlerinin tespitinde en önemli kaynağı bölge kentlerinde darp edilmiş sikkeler, müzelerdeki arkeolojik eserler (heykeller, yazıtlar, kabartma levhalar vb.) ve antik kent, nekropoller ile açık hava tapınakları oluşturmaktadır. Pontos Bölgesinde tapınımgören kültleri; Ahuramazda, Anahita, Afrodite, Apis, Apollon, Ares, Artemis, Asklepios, Athena, Ay, Umay, Baalgazur, Demeter ve Kore, Dionysos, Dioskurlar, Eros, Helios, Hera, Herakles, Hermes, Irmak-Su tanrılar, İsis, Kybele, Medusa, Men Pharnakou, Mithras, Nike, Pan, Perseus, Pontos Euxeinos, Pontos Krallık kültü, Poseidon, Pylon, Roma,  Roma İmparatorluk Kültü, Sarapis, Satry, Soyut Tanrılar (Abundantia, Aequitas, Pietas, Securitas) , Tykhe  ve Zeus’tur.

Garpu Kale açık hava tapınağıyla ilişkili olması bakımından ana tanrıça Kybele önem taşımaktadır. Anadolu dışından gelen bir ulus olan Phrygler  Anadolu’ lu bir tanrıça olan Kybele’yi benimseyip doğanın ve bereketin sembolü olarak ona itafen tapınım merkezleri yapmış ve bunu Yunan ile Roma’ lılara da aktararak  anıtsal kaya fasatları, basamaklı atlarlar ve nişlerle zirveye oturtmuştur. Hatti’lerde “Vuruşemu”, Hurrilerde “Hepat” diye adlandırılmış tanrıça Hititlerde “Arinna’ nın güneş tanrıçası”, geç Hititlerde “Kubaba” olarak adlandırılmıştır. İlk Tunç Çağına (M.Ö. 3000 ) tarihlenen İkiztepe kadın idolleri Anadolu' da Neolitik Çağ'dan beri devam eden Ana Tanrıça geleneğinin Karadeniz bölgesindeki temsilcileridir. “Matar” ismi ile Phryg dinsel inanışındaki tartışmasız en büyük tanrıça olarak tapınım gören Kybele bir doğa tanrıçasıdır ve ona tapınımda genellikte doğada yapılmıştır. Doğada tapınılma başlayan ve Anadolu’da eskiden beri var olan altar geleneği zaman içinde tapınakların vazgeçilmez elemanlarından biri olmuş, bazen taşınabilir özellikte yapılırken çoğunlukla kayanın üç boyutlu işlenmesiyle oluşturulmuştur.

Anadolu ve çevre kültürlerde bulunan kaya altarlarının ortak özelliği basamaklar, tanrıçayı temsil eden idol ile ilerisindeki düzleştirilmiş alandaki libasyon çukurlarıdır. Basamaklar tanrıçanın huzuruna çıkışı, insan ile tanrı arasındaki iletişim yeri olarak yorumlanabilir. Kaya Altarları sunumların yapıldığı alanlar olma özelliği yanı sıra aynı zamanda açık hava tapınaklarıdır (8). Garpu Kale bu kapsamda günümüze ulaşmış en güzel Kybele kaya altarları ve açık hava tapınağıdır.
İlimiz, Salıpazarı ilçesi, Konakören Köyü, Garpu Mevkii, Ada 202, parsel 1 de bulunan ormanlık saha içerisinde  yer alan ve halk arasında Amazon Kalesi olarak bilinen Garpu Kale  genel olarak açık hava tapınağı ve   Phryg  Kaya Altarları özeliği göstermektedir. Phryg kaya altarları özellikle yüksek platolar, şehir ve kale girişleri, su kenarları, akarsuların suladığı bereketli  ovalara doğru bakan  kayalıklar üzerinde yer almaktadır. Yeşil Irmağın (İris) suladığı ve küçüklü büyüklü  bir çok akarsu ile beslenen Çarşamba Ovasına hakim noktada  konumlanmış  Garpu Kale kaya  altarında tanrıça Kybele, çiftçileri ve verimli ovaları korumakta ve böylece ovanın her noktasından görünen kült merkezine tapınım aralıksız devam edebilmektedir.  

Garpu Kale açık hava tapınağı/kaya altarına Konakören- Esat çiftliği köylerini birbirine bağlayan stabilize yoldan orman içerisine ayrılan ve doğu yönde ilerleyen patika yoldan gidilir. Düzgün ve çok dar olmayan patikanın Garpu Kaleye 500 m. mesafesinde Ardıç pınarı olup, mevcut yolun öteden beri kervan yolu güzargahı olduğu da bilinmektedir. Yaklaşık 2 km. lik bir yürüyüşle ana kayaların yer yer yontularak düzleştirildiği patikadan girişe ulaşılır. Kuzey yönde dar olarak çıkıntı yapan ana kaya kitlesi üzerine doğu–batı yönde konumlandırılarak kemer şeklinde oyulmuş olan kapı 1,45 cm. eninde ve 2,4 cm. boyundadır.

Girişten doğu yöne doğru düzleştirilmiş bir alandan kayaya oyulmuş 120 basamakla güney istikametinde yukarı doğru çıkılmaktadır. Basamaklar boyunca kenarlarda rastlanan oyuklar orijinal kullanımda güvenlik amaçlı ip, ahşap yada madeni korkulukların varlığını görtermektedir. Kayaya yontulmuş ana merdiven güney yönde zirveye doğru devam ederken,  belli bir mesafeden sonra batıya doğru iki kola ayrılmaktadır. Kuzey yöndeki, dar ana kaya uzantısına yönelir ve yontularak düzleştirilmiş  uzunluğu 10 m., eni 4 m., derinliği 3,5 m. olan platformda son bulur.
Basamaklarla zirve ile irtibatlandırılmış bu platformun batı kenarında 1,30 cm. eninde, 1 m.  boyunda, 53 cm. derinliğinde Kybele Tahtı şeklinde düzenlenmiş kaya altarı konumlandırılmıştır. Platformun kuzey yönünde ise dar bir patika ile ulaşılan ve her iki kenarında en üst seviyeye kadar  basamaklara yer verilerek vurgulanmış mihrap  şeklinde sunak alanı bulunmaktadır. 1,92 cm. eninde, 2,24 cm. boyunda yontularak konumlandırılmış kaya mihrabının derinliği 2.10 cm. olup, batı duvarında tapınım anında tanrıça heykelinin konulduğu 36 cm. eninde ve 38 cm. boyunda bir niş, tabanında ise kurban kesme çukuru ve kanallar yer almaktadır.

Güneye ilerleyen basamaklarla ulaşılan zirvede kurban kesme sunağı, merdivenli tünel ile niş şeklinde oyularak tabanları düzgünce yontulmuş mekanlar bulunmaktadır. Üç basamakla ulaşılan kurban kesme kuyusu 130 cm. çapında ve 1,20 cm. derinliğindedir. Zeminden 65 cm. yüksekliğinde kurban kanının dışarıya aktarılması için delik açılarak kanın kanallara aktarılması sağlanmıştır. Derin ve geniş tutulmuş kanallar batı yönde ilerlemektedir. Kurban kuyusunun yanında daha yüzeysel olarak oyulmuş 35 cm. eninde, 40 cm. ebatlarında küçük ölçekli bir kurban kesme alanı daha mevcuttur. Sunak kuyusunun kuzey batısında basamaklarla inilen bir bölüm olup tünel olduğu anlaşılmakla birlikte içi dolduruldundan ne kadar devam ettiği konusunda bilgi bulunmamaktadır. 98 cm. lik ene sahip açıklıktan başlayan basamaklar 2,50 cm. lik derinlikteki mesafede takip edilebilmektedir.
Basamaklı tünelin batısında beş basamakla inilerek irtibat sağlanan çift niş düzenlemesi konumlandırılmıştır. 2,20 cm. eninde ve 2,30 cm. bıoyundaki bu mekanlar da derinlik 1,85 cm. dir. Doğal kayaya oyulmuş kemer şeklinde düzenlenmiş açıklıktan girilebilen ve yüksek rakımlı kaya kütlesinde bulunan Garpu Kalede herhangi bir sur duvarına rastlanmamıştır. Ancak kaya kütlesinin doğu eteğindeki teraslanmış alanda ağırlıklı olarak ahşap malzemenin kullanılmış olduğu mekan izleri ile kayaya oyulmuş sarnıç bulunmaktadır.

Garpu kalenin bulunduğu mevkiiden 3 km. kadar güneyde Esat Çiftliği Köyü, Üçevler (sadırlık) Mahallesinde doğal kaya ininin insan eliyle genişletildiği bir mağara yada in mabet tespit edilmiştir. İnbükü adıyla anılan mağara 20 m. lik ağız açıklığına, 45 m. uzunluğa sahip olup, kuzey- güney yönünde konumlanmıştır. Ağız kısmı kuzey yönde olan  mabedin en geniş yeri 20 m., orta alan 8,5 m., en dar yeri ise 2,8 m. eninde ölçülere sahiptir. Ortalama yükseklik 15 m. olup, uç kısımda 1,80 cm. dir. Girişe 5 m. mesafede doğu yöndeki kayaya oyulmuş üç basamaklı seki düzenlemesi bulunmaktayken son yıllarda tahrip edilmiştir. Girişin üst kısmından akan suyun yakın zamana kadar ağaçtan bir tekneye aktığı köylülerce ifade edilmektedir. Mağara ağzı ile çevresinde Tunç ve Demir Çağ seramikleri tespit edilmiştir.

Attis ve Kibele’nin Aşkı:    
Attis Kybele'nin sevgilisidir. Ancak Kybele'ye verdiği sözü unutarak Pessinus Kralı'nın kızına aşık olur.  Onunla evlendikleri gece düğüne Tanrıça Kybele de davet edilir. Ancak Kybele düğüne geldiğinde ve Attis ile karşı karşıya kaldığında Attis ne yapacağını bilemez. Kybele'ye olan sözünü unuttuğu için duyduğu pişmanlıktan ötürü cinsel organını orada keser ve kanlar içinde kıvranmaya başlar. Sevgilisinin böyle acı içinde kıvranmasına daha fazla dayanamayan Kybele Attis'i bir çam ağacına dönüştürerek ona sonsuzluğu bağışlar. Çam ağacının her mevsim yeşil kalmasının sebebi budur. Atisin kanın döküldüğü yerlerde de menekşeler biter.Garpu kale eve çevresinde çok fazla menekşe görülmesi bir tesadüf olmasa gerek….
Ana tanrıçanın çok iyi bilinen diğer bir efsanesi daha vardır.
Bu efsane de hem analık niteliği hem de kültünün özellikleri anlatılmaktadır. Tanrıça, Attis (ateş) adlı erkeğe aşık olur. Attis, Kral Midas'ın kızıyla evlenmek üzereyken karşısına çıkarak çıldırtır ve kendi kendisini hadım etmesine neden olur. Akan kanda bit ve çiçekler, menekşeler biter ve Attis bir çam ağacına dönüşür. Bir başka efsaneye göre Attis, ana tanrıçanın tek başına yarattığı oğludur,büyüdükten sonra da onun sevgilisi olmuştur.Attis Efsanesinde simgelediği gibi akan kan yitirilen erkeklik gücü daha evrensel bir nitelik kazanarak bereket ve canlılığın daha geniş bir alana, yani bütün doğaya geçmesini sağlamaktadır.Kybele,şiir ve düzyazıda adından en çok söz edilen tanrıçalardan biridir.Özellikle Romalı yazarlar Kybele'den sık sık bahsetmişlerdir. Pessinus Mabedi'nde Tanrıça Kybele adına her sene düzenlenen şenliklerde de bu tapınakta rahip olmak isteyen erkeklerin hadım edilmesinin ve kesilen cinsel organlarının bir çam ağacı altına gömülmesinin kökeni budur.

 

NEREDE ?

SALIPAZARI BELEDİYESİ

22°

Parçalı Bulutlu

-

Cumartesi

  • Pazar

    24°

    /

    15°

  • Pazartesi

    22°

    /

    13°

  • Salı

    28°

    /

    18°

Kapat